19 mayıs Dünya Aile Hekimliği Günü
Dünya Aile Hekimliği Günü 2026: Dijital Dünyada Şefkatli Bakım
https://www.globalfamilydoctor.com/member/formemberorganizations/worldfamilydoctorday
2026 Dünya Aile Hekimliği gününü şekillendiren ana başlık:
Şefkatli, kişi merkezli bakımın, dijital ve sanal bakım da dahil olmak üzere her bağlamda aile
hekimliğinin özünde yer aldığı. Aile hekimlerinin, hastaların ve toplulukların, dijital araçların
ve yapay zekanın birinci basamak sağlık hizmetlerini parçalamak yerine destekleyecek şekilde
şekillendirilmesine nasıl yardımcı olabileceğinin vurgulandığı bir dönem.
Türkiye’de Aile Hekimliği Günü 2026:
Dijital Dünyada Şefkatli Bakım Yerine Bitmeyen Performans Baskısı
Sağlık sistemi; birbirini tamamlayan basamaklarla ayakta kalır. Bir basamağın yetersizliklerini
başka bir basamağa yıkmak çözüm değil, sistemin tamamını çöküşe sürükleyen bir yaklaşımdır.
Bugün aile hekimliği sistemi; koruyucu hekimlikten uzaklaştırılmış, performans hesapları
arasında sıkıştırılmış, sürekli veri üretmesi beklenen, ikinci basamağın yükünü taşımaya zorlanan bir
yapıya dönüştürülmektedir. Aile hekimleri ise hekimlik yapmaktan çok; sistem açıklarını kapatmaya
çalışan veri giriş personeli ve yönlendirme memurları haline getirilmektedir.
Oysa aile hekimliği; sağlık sisteminin merkezidir. Koruyucu sağlık hizmetleri, bağışıklama,
kronik hastalık yönetimi, erken tanı, tarama programları ve toplum sağlığının sürdürülebilirliği aile
hekimliği olmadan mümkün değildir. Birinci basamağın zayıflatıldığı hiçbir sağlık sistemi uzun
vadede ayakta kalamaz.
Bugün dünyada aile hekimliği; daha güçlü koruyucu sağlık hizmetleri, toplum temelli sağlık
politikaları, kronik hastalık yönetimi, yaşlanan nüfusun takibi, dijital sağlık uygulamaları ve yapay
zekâ destekli klinik sistemler ekseninde yeniden şekillendirilmektedir. Avrupa’da ve dünyada
dijitalleşme; aile hekiminin üzerindeki bürokratik yükü azaltmak, hastaya ayrılan zamanı artırmak ve
koruyucu hekimliği güçlendirmek amacıyla kullanılmaktadır.
Birçok ülkede yapay zekâ destekli karar sistemleri, akıllı tarama programları, uzaktan sağlık
uygulamaları ve dijital takip sistemleri geliştirilirken; temel hedef aile hekiminin daha fazla veri
girmesi değil, daha fazla hekimlik yapabilmesidir.
Ne yazık ki ülkemizde ise aile hekimliği sistemi her geçen gün daha karmaşık performans
algoritmaları, anlaşılması güç katsayı hesaplamaları, bitmeyen veri giriş yükü ve hekimin kontrolü
dışında kalan kriterler üzerinden şekillendirilmektedir.
Avrupa aile hekimliğinde dijitalleşme; hekimi güçlendirmek ve sağlık hizmetini kolaylaştırmak
için konuşulurken, bizler halen kendi hak edişimizi anlayabilmek için yardımcı programlar ve
hesaplama araçları kullanmak zorunda bırakılmaktayız.
Dünyada aile hekimliği koruyucu sağlık hizmetlerinin merkezi olarak güçlendirilmeye
çalışılırken; ülkemizde aile hekimleri ikinci ve üçüncü basamağın yükünü taşımaya zorlanmaktadır.
Buna rağmen sahada her geçen gün daha karmaşık, daha ulaşılmaz ve daha cezalandırıcı bir
yapı oluşturulmaktadır. Bizler şeffaf, anlaşılabilir ve izlenebilir hesaplama sistemleri talep ederken;
performans kriterleri her ay daha karmaşık hale getirilmekte, hekimler kendi hak edişini anlayabilmek
için yardımcı programlar ve hesaplama araçları kullanmak zorunda bırakılmaktadır.
Aile hekimleri; kontrolünde olmayan hasta davranışları, hastane sistemleri, MHRS sorunları,
tarama süreçleri ve teknik altyapı eksiklikleri üzerinden değerlendirilmekte ve cezalandırılmaktadır.
Bu yaklaşım ne bilimsel, ne sürdürülebilir, ne de hakkaniyetlidir.
Aile hekimliği sistemi derhal gerçek amacına döndürülmelidir.
Birinci basamak; algoritmalarla yönetilen bir performans sistemi değil, koruyucu sağlık
hizmetinin merkezi olarak görülmelidir.
Aile hekimliği; veri giriş yükü, ulaşılması güç performans kriterleri ve idari baskılar altında
ezilmekten kurtarılmalıdır.
Şeffaf olmayan hesaplamalar sonlandırılmalı; anlaşılabilir, izlenebilir ve öngörülebilir bir sistem
kurulmalıdır. Emekliliğe yansıyan, tek kalem, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir hakediş modeli
oluşturulmalıdır.
Birinci basamakta halen çözülemeyen ASM fiziki koşulları, yetersiz çalışma alanları, sağlıkta
şiddet sorunu da aile hekimliği sisteminin en önemli problemleri arasında varlığını sürdürmektedir.
Güvenli, erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunulabilmesi için aile hekimlerinin fiziksel olarak
uygun, güvenli ve sürdürülebilir çalışma ortamlarına sahip olması bir tercih değil zorunluluktur. Buna
rağmen sahada aile hekimleri; hem yetersiz fiziki şartlarla hem de giderek artan şiddet riskiyle
mücadele etmeye devam etmektedir.
Aile hekimleri; değersizleştirilen, üvey evlat muamelesi gören, sağlık sisteminin kompansatuar
ara elemanı gibi değerlendirilen bir yapı değil; sağlık sisteminin temel taşı olduğu kabul edilen,
kıymeti ve önemi vurgulanan bir anlayışla yönetilmelidir. Aile hekimliği sistemi; hastanelerde yaşanan
erişim sorunlarının ve MHRS kaynaklı problemlerin yükünü taşıyan bir yönlendirme mekanizmasına
dönüştürülmemelidir. MHRS üzerinden randevu bulamayan vatandaşların, çözüm üretilemeyen her
durumda sırf randevu alınması için aile hekimlerine yönlendirilmesi; aile hekimlerini sağlık danışmanı
ve hekim kimliğinden uzaklaştırarak bir randevu ve yönlendirme sekreteryasına dönüştürmektedir.
Birinci basamak; sağlık sistemindeki yapısal sorunların kompansasyon alanı değil, sağlık hizmetinin
bilimsel ve sürdürülebilir temelidir.
19 Mayıs Dünya Aile Hekimliği Günü’nde bizler; artık bitmeyen sistemsel sorunları,
angaryaları, anlamsız veri yüklerini ve değersizleştirilen birinci basamağı değil; bilimi, koruyucu
hekimliği, toplum sağlığına katkıyı, sağlığın geliştirilmesini ve aile hekimliğinin geleceğini konuşmak
istiyoruz.
19 Mayıs’ın; bağımsızlığın, umudun, gençliğin ve geleceğe duyulan inancın simgesi olan
Gençlik ve Spor Bayramı ruhuyla; başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımızın
bağımsızlığı uğruna insanüstü bir mücadele ortaya koyan silah arkadaşlarını ve tüm
kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Atamızın bizlere gösterdiği yolda; gençlerimize daha güçlü bir sağlık sistemi, daha değer gören
bir aile hekimliği ve daha sağlam bir birinci basamak bırakabilmek için mücadelemizi, emeğimizi ve
kararlılığımızı aynı inanç ve azimle sürdürmeye devam edeceğiz.
Unutulmamalıdır ki;
Birinci basamak çökerse sağlık sistemi ayakta kalamaz.
ANKAHED YÖNETİM KURULU