Köşe Yazıları
 

PERFORMANS UYGULAMASINA HUKUKİ BAKIŞ

1 Kasım 2013

Aile Hekimliğinde negatif performans uygulamasının dayanağı 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunun Personelin statüsü ve mali haklar başlıklı 3. Maddesinin 7. Fıkrasında yer alan “Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması halinde bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20'sine kadar indirim yapılır.” hükmüdür. Söz konusu hükümden de anlaşılabileceği üzere Aile Hekimlerinin ücretlerinden kesinti sadece koruyucu hekimlik hizmetini eksik uygulaması halinde söz konusu olabilecektir.

Yasa Koyucu yani TBMM bu hüküm ile Aile Hekimlerinin ücretlerinden hangi şartlarda ve en fazla hangi oranda kesinti yapılabileceğinin çerçevesini çizmiş, teknik ayrıntıların düzenlenmesi için İdareye yani Hükümete Kanun’un 7. Maddesinin 2. Fıkrasında yer alan “Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü ile yetki vermiştir.

Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4. Maddesi d bendinde yer alan “Aylık başarı oranı: Aile hekimi ve aile sağlığı elemanının,  o ay içinde yaptıkları aşılama, gebe ve bebek-çocuk takipleri gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin her biri için ayrı ayrı olmak üzere, o ay içinde Bakanlığın belirlediği usûl ve esaslar çerçevesinde yapmaları gereken aşılama, gebe ve bebek-çocuk takipleri gibi koruyucu sağlık hizmetlerine oranını,” hükmü ile Kanunda belirtilen Aile Hekiminin şahsen sunması gereken koruyucu hekimlik hizmetlerinin aşılama, gebe ve bebek-çocuk takibi olarak belirlenmiştir.

Aile Hekimlerine ödenecek ücretlerden hangi şartlarda kesinti yapılabileceği Yönetmeliğin 18. Maddesinde açıklanmaktadır. Söz konusu Maddeyi dikkatle incelemek gerekir ise;

1. Fıkrası: “Koruyucu hekimlik hizmetlerinden; aşılama, gebe, bebek-çocuk takibi için ayrı ayrı, başarı oranına göre kesinti uygulanır.”:

-Aile hekiminin sunması gereken koruyucu sağlık hizmeti aşılama, gebe ve bebek-çocuk takibidir.

-Bu hizmetler Bakanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde yapılması gerekmektedir.

-Bu hizmetleri ne oranda yerine getirebilmiştir. Yani o ay içerisinde 100 bebek takibi yapması gerekiyor ise kaçını yapabilmiştir. İşte bu orana göre ücretten kesinti uygulanabilecektir.

2. Fıkrası: “Aşılama, gebe, bebek-çocuk takiplerinin hangi aralıklarda ne şekilde yapılacağı ve kesintilerin usul ve esasları Bakanlıkça belirlenerek duyurulur.”

-Koruyucu sağlık hizmetlerinin hangi aralıklarda ve ne şekilde yapılacağı Bakanlığımızın ilgili Dairelerinin yayınlamış olduğu Genişletilmiş Bağışıklama Programı Genelgesi, Doğum öncesi ve sonrası Bakım Rehberi, Bebek Çocuk İzlem Rehberi gibi rehberlerde ayrıntıları ile belirtilmektedir.

- Kesinti usul ve esasları hakkında ise Bakanlığımız tarafından herhangi bir resmi tespit ve duyuru yapılmamıştır.

3. Fıkrası: “… veya aşılama, gebe, bebek-çocuk takibinin ihbar düzenlenmesine rağmen yaptırılmaması gibi nedenlerle yerine getirilemeyen hizmetler, bu hesaplamalarda dikkate alınmaz.”

-Burada söz konusu koruyucu sağlık hizmetlerinin içeriklerinin, gereklerinin ve hangi zamanlarda yapılacağına dair vatandaşlara ihbar yani bildirilmesine rağmen bu hizmetlerin vatandaşlar tarafından kabul edilmemesi halinde Aile Hekimi tarafından yerine getirilmemiş olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmektedir.

 

Buraya kadar olan kısmın kısa bir özetini yapmak gerekir ise;

1.Aile Hekimine ödenecek ücretten sadece şahsen yapması gereken belirli koruyucu sağlık hizmetlerini eksik yapması halinde kesinti yapılabilecektir.

2. Söz konusu Koruyucu sağlık hizmetleri sadece aşılama, gebe ve bebek-çocuk takipleridir.

3. Bu hizmetlerin nasıl ve zaman yapılacağı Genelge ve Rehberler ile belirlenmiştir.

4.Ücret kesintilerinin usul ve esasları hakkında Bakanlığımız tarafından herhangi bir resmi tespit ve duyuru yapılmamıştır.

5. Bu hizmetlerin vatandaşa ihbar edilmesine yani içeriklerinin, gereklerinin ve hangi zamanlarda yapılacağına dair vatandaşlara bilgi verilmesine rağmen bu hizmetleri kabul etmemeleri halinde Aile Hekimi tarafından yerine getirilmemiş olarak nitelendirilemeyecektir.

 

Maalesef yukarıda paylaşılan mevzuat hükümlerine rağmen sahada birçok hata ve haksızlıklar yapılmaktadır. Sahada yaşanan sorunları ele alır isek;

1.Zamanında yapılmış olan koruyucu sağlık hizmetinin yine zamanında AHBS sistemine girilmesine rağmen Bakanlığımız SağlıkNet sistemine gönderilememesi:

Mevzuatta idareye kesinti yapma yetkisi sadece ve sadece söz konusu hizmetin yerine getirilmemesi halinde verilmiştir. Mevzuatta Sağlık Bakanlığına veri gönderilmemesi halinde Aile Hekiminin ücretinden kesinti yapılabileceği şeklinde hiçbir hüküm bulunmamaktadır.

Aynı hususun Isparta idare mahkemesinin 2012/1 nolu kararında; “Aile hekimliği sözleşme ve ödemeler yönetmeliği hükümlerince uyarınca yapılacak ödemelerin personelin fiili katkısı karşılığı ödeneceği açık olup; yapılan fiili katkıya ilişkin bilgilerin , ilgili yönetmelikte belirtilen süre içerisinde bakanlık veritabanına gönderilememesi durumunda performans kesintisi yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması ve bu bilgilerin gönderilmemesinin ancak disiplin hukuku bağlamında değerlendirilebileceği anlaşıldığından ilgili yönetmelik kapsamında görev yapan personelin fiili katkılarına ilişkin bilgi ve belgelerin bakanlık veritabanına gönderilmemesi nedeni ile performans kesintisi yapılmasına olanak bulunmamaktadır.” şeklinde altı çizilmiş olup söz konusu karar temyiz mercii olan Antalya Bölge İdare Mahkemesinin 02/01/2012 gün ve E:2011/668, K:2012/1 sayılı kararı ile de  tescil edilmiştir.

2. Hastanede yapılan Hepatit-1 aşıları, gebe,bebek-çocuk izlemlerinin işlemi yapan hastaneler tarafından SağlıkNet’e gönderilmemesi ve bu işlemleri Aile Hekimlerinin “başkası tarafından yapılan işlem” adı altında SağlıkNet sistemine gönderilmesinin istenmesi:

663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ile Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)nin “Bilgi toplama, işleme ve paylaşma yetkisi” başlıklı 47. Maddesi (değ:02.08.2013 R.G) ile Sağlık Bakanlığımıza kamu ve özel ilgili bütün kişi ve kuruluşlardan hastalara ait bilgileri alma yetkisi verilmiştir.

Ayrıca Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin “Sevk Evrağı, Reçete düzenlenmesi ve Aile Hekiminin Bilgilendirilmesi” başlıklı 28. Maddesinde yer alan “(2) Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde ve bilgi işlem altyapısı Kurum tarafından oluşturulmak kaydıyla; ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına sevk edilen veya bu kuruluşlara doğrudan müracaat eden kişilere verilen hizmetler, kendi aile hekimine elektronik ortamda bildirilir. (3) Gebe ve bebek tespiti ile takipleri, aşı uygulaması, doğum ve bildirimi zorunlu hastalıklar gibi durumlar ilgili aile hekimine iletilmek üzere hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşu tarafından müdürlüğe en geç beş iş günü içerisinde bildirilir. Bu bildirimi yapmayanlar hakkında yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edilir.” hükmü  yer almaktadır.

Görüldüğü üzere ister özel olsun ister kamuya ait olsun tüm sağlık kurumları sunmuş oldukları hizmete ilişkin bilgileri SağlıkNet adı verilen Sağlık Bakanlığımızın bilgi işlem altyapısı ile kayıt altına almaları gerekmektedir. Karar Destek Sistemi adı verilen, SağlıkNete gönderilen ham verilerden istatistik elde eden sistem tarafından tüm sağlık kurumlarından gelen veriler işlenmekte ve Aile Hekimleri ile Halk Sağlığı Müdürlüklerinin kullanımına hazır bir hale gelmektedir.

Başka bir deyiş ile hastaneler tarafından yapılan aşı ve izlemler SağlıkNet’e gönderilmesi halinde KDS sisteminde söz konusu hizmet yapılmış olarak yer alacağı için Aile Hekimlerine “negatif performans” uygulaması da yapılamayacaktır.

Oysa birçok hastane yapmış oldukları başta Hepatit-1 aşıları olmak üzere izlem ve aşıları, gebelik bildirim ve sonlandırma işlemlerini ya SağlıkNet sistemine göndermemekte veya geç göndermektedirler.

Hastaneler tarafından yapılan bu hatalı ve eksik uygulamalar nedeniyle KDS ekranında verilerin eksik görülmemesi için Halk Sağlığı Müdürlükleri tarafından Aile Hekimlerine bu işlemlerin “başkası tarafından yapılan işlem” adı altında hukuki bir tanımı ve geçerliliği olmayan bir şekilde kayıt altına alınarak SağlıkNet’e gönderilmesi istenmektedir.

3. Daimi ikametgahlarından başka il ve ilçeye göç eden kişilere sağlık hizmeti sunulamaması:

Anayasamızın 23. Maddesi gereğince tüm vatandaşlar yerleşme ve seyahat özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlükler suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçları ile ve sadece Kanun ile sınırlanabilir.

Birçok ilde göç etmiş ancak TUİK adreslerini ilçe nüfus müdürlüklerinde güncellememiş vatandaşlarımıza, aşı ve izlem gibi sağlık hizmeti için ulaşmak gerektiği durumlarda kişilerin göç ettikleri adreslere ulaşılamamakta, bu hizmetlerin sunulamaması nedeniyle Aile Hekimlerine performans kesintisi uygulanmaması için muhtardan “yokluk belgesi” adı altında kimin onay verdiği belli olmayan bir evrak tanzimi istenmekte veya kişilerin bu adreste artık ikamet etmediklerine dair imza talep edilmektedir. Söz konusu uygulama başlı başına mevzuatlara ve mantığa aykırı olduğu gibi muhtarların görevlerini savsakladıklarının da yazılı bir belgesi olmaktadır.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 50 ve 51. Maddeleri gereğince adres değişikliklerini vatandaşlarımızın İlçe Nüfus Müdürlüklerine bildirmeleri ve muhtarların da bunu takip etmeleri gerekmektedir. Halk Sağlığı Müdürlükleri tarafından TUIK adreslerinden taşınmış, ancak adresleri hala o yerde görünen vatandaşların göç ettiklerine dair muhtarlardan yazılı bir belge alınması demek bir kamu kurumu tarafından 5490 sayılı Kanuna muhalefet edildiğinin tespit edilmesi demek olup vatandaşlar ve muhtarlar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerekmektedir.

Hatta bazı halk sağlığı müdürlükleri tarafından TUİK adresi güncellenmiş yani yeni göç edilen adres olarak kayıtlara geçmiş vatandaşlar için dahi Aile Hekimlerinden “yokluk belgesi” adı altında evrak istenmeye devam edilmektedir.

Aile Hekimlerinin ulaşamadıkları kişilerin TUIK adreslerini AHBS üzerinden tekrar kontrol etmeleri, il dışında görünen kişilerin güncel adreslerini ÖBS sisteminden sorgulamalarını, ayrıca eğer kişilerin adres bilgileri güncel değil ise SağlıkNet sisteminden kişilerin son birkaç ay içerisinde hangi ilde sağlık hizmeti aldıklarını kontrol ederek bu sorgu sonuçlarını ekran çıktıları ile Müdürlüklere bildirmelerini öneriyorum. Hekimin görevi kendisine sağlık hizmeti için başvuran kişiye sağlık hizmeti sunmaktır. Kişilerin istediği hekimden istediği sağlık kurumundan istediği zaman sağlık hizmeti almak anayasal haklarıdır. Bizim hekim olarak görevimiz kişilere bu hizmetleri açıklamak, alternatif hizmetlerin olup olmadığı ve bu hizmeti almamaları halinde yaşanabilecek durumlar hakkında bilgi vermektir. Tüm bunlar alındıktan sonra yani kişi aydınlatıldıktan sonra bize düşen tek şey vardır o da zamanı geldiğinde hatırlatmaktır. Hekimin ve ebe-hemşirenin ,halka sağlık hizmeti sunacağı zamanı muhtar peşinde koşmak ile harcama ve müdürlüklerin bu ısrafı yaptırtma gibi lüksleri yoktur.

4. Kişilerin sağlık hizmeti almak istememeleri veya zamanında aile hekimine başvuramamaları:

Yukarıda da belirttim. Ancak konunun önemine binaen tekrarlamak istiyorum. Hekimin görevi kendisine sağlık hizmeti için başvuran kişiye sağlık hizmeti sunmaktır. Kişilerin istediği hekimden istediği sağlık kurumundan istediği zaman sağlık hizmeti almak anayasal haklarıdır. Bizim hekim olarak görevimiz kişilere bu hizmetleri açıklamak, alternatif hizmetlerin olup olmadığı ve bu hizmeti almamaları halinde yaşanabilecek durumlar hakkında bilgi vermektir. Tüm bunlar alındıktan sonra yani kişi aydınlatıldıktan sonra bize düşen tek şey vardır o da zamanı geldiğinde hatırlatmaktır.

Maalesef müdürlükler tarafından aile hekimleri kişilerin evlerine kadar gitmeye zorlanmakta ve kişilerden bu hizmeti istemediklerine dair yazılı evrak istenmektedir. Bugün bir polis memurunun dahi vatandaşın evine tek başına gitmediği düşünülürse bir ebenin veya hemşirenin tek başına can güvenlikleri zerre kadar önemsenmeden kişilerin evine gönderilip imza peşinde koşturulmaktadır. Bunu isteyen zihniyete söylenecek söz maalesef bulamıyorum.

Nacizane önerim Birime yeni kayıt olan kişilere Aile Hekimliği Hizmetlerinin neler olduğu hakkında bilgi verilmesi, bu hizmetleri alternatif olarak başka hangi kurumlarda alabilecekleri, bu hizmetleri almamaları halinde yaşanabilecek sorunları açıklamak ve bunların yer aldığı bir yazılı belgeyi karşılıklı olarak imza altına almaktır. Böylece kişilerin aydınlatıldığı ve onamlarının aldığı yazılı olarak ispat edilmiş olacaktır. Artık bu noktadan sonra kişilere aşı ve izlemlerinin zamanı geldiğinde telefon ile bunu hatırlatmak gibi bir sorumluluğumuz geriye kalacaktır.

5. Halk Sağlığı Müdürlükleri Aile Hekimliği Performans Komisyonlarının yasal dayanağı:

Yukarıda Aile Hekimlerinin ücretlerinden kesinti yapılmasına yetki veren Kanun ve Yönetmelik maddelerini paylaşmıştık. Dilerseniz bu maddeleri tekrar bir gözden geçirelim ve önemli bir soruyu kendi kendimize soralım.

Kanun’un 7. Maddesinin 2. Fıkrası: “Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Yönetmeliğin 4. Maddesi d bendi: “Aylık başarı oranı: Aile hekimi ve aile sağlığı elemanının,  o ay içinde yaptıkları aşılama, gebe ve bebek-çocuk takipleri gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin her biri için ayrı ayrı olmak üzere, o ay içinde Bakanlığın belirlediği usûl ve esaslar çerçevesinde yapmaları gereken aşılama, gebe ve bebek-çocuk takipleri gibi koruyucu sağlık hizmetlerine oranını,”

Yönetmeliğin 18. Maddesi: (1) Koruyucu hekimlik hizmetlerinden; aşılama, gebe, bebek-çocuk takibi için ayrı ayrı, başarı oranına göre kesinti uygulanır. Sözleşmeyleçalıştırılan aile hekimi veya geçici aile hekimi için 16 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre hesaplanan brüt ücretin;

a) Aylık başarı oranı, % 98 - % 97 ise % 2’si,

b) Aylık başarı oranı % 96 - % 95 ise % 4’ü,

c) Aylık başarı oranı % 94 - % 90 ise % 6’sı,

ç) Aylık başarı oranı % 89 - %85 ise % 8’i,

d) Aylık başarı oranı, % 85’ten daha düşük olanlar için % 10’u,

esas alınmak suretiyle hesaplanacak miktarlar, aşılama, gebe, bebek-çocuk takibi için ayrı ayrı değerlendirilerek aile hekimine yapılacak ödemeden düşülür.

(2) Aşılama, gebe, bebek-çocuk takiplerinin hangi aralıklarda ne şekilde yapılacağı ve kesintilerin usûl ve esasları Bakanlıkça belirlenerek duyurulur.

(3) Köy yollarının kar, çığ düşmesi, sel nedeniyle kapanması gibi mülkî idare amirinin takdir edeceği mücbir sebepler veya aşılama, gebe, bebek-çocuk takibinin ihbar düzenlenmesine rağmen yaptırılmaması gibi nedenlerle yerine getirilemeyen hizmetler, bu hesaplamalarda dikkate alınmaz.

(4) Bu madde uyarınca aile hekiminden yapılacak kesintilerin toplamı, 16 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan brüt tutarın % 20’sinden fazla olamaz.”

 

Şimdi şu soruyu soralım: Mevzuat gereğince kesintiyi kim, hangi usul ve esaslarla ve hangi belgeye dayanarak uygulamaya yetkili? Hemen verilecek cevapları duyar gibi oluyorum. Çoğu Aile Hekimi kesintiyi il performans komisyonu yapar diyordur. Sizce gerçekten de performans kesintisini performans komisyonu mu yapıyor yoksa Bakanlık mı?

Bu soruyu cevaplamadan önce Yönetmeliğin Ödeme Zamanı başlıklı 22. Maddesine bakalım: “Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödemeler, çalışılan ay sonuçlarının müdürlüğe bildiriminden itibaren onbeş gün içinde yapılır.” Evet burada da ödemeyi kimin yaptığı bilgisi yok. Sadece çalışılan gün sayısının Müdürlüğe bildirilmesinden itibaren 15 gün içerisinde ödemenin yapılması gerektiği belirtilmekte.

Ödemeler Halk Sağlığı Müdürlüklerinin çalışılan gün sayılarını elektronik ortamda THSK’na bildirmelerinin ardından, THSK kurumu tarafından KDS ekranındaki veriler göz önüne alınarak yapılmakta. KDS ekranında yer alan koruyucu sağlık hizmetlerindeki başarı oranları ile ücret kesintisi yapılmaktadır. İl performans komisyonları tarafından aile hekimlerinden gelen itirazları değerlendirmekte ve uygun görmeleri halinde Kurum sistemine giriş yapılmaktadır. Buradaki önemli nokta Mevzuatta Performans Komisyonu gibi herhangi bir tanımlama yapılarak yetki verilmemiş olmasıdır. Evet maalesef 2004 yılından beri Aile Hekimlerine performans kesintisi uygulayan ve uygulanan kesintilerin sebeplerini haklı görüp iadelerine karar veren İl Performans Komisyonlarının yasal bir dayanağı yoktur.

Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlarında “Anayasanın 123. maddesi uyarınca kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenmek durumunda olan idare, kendi düzenleme yetkisini de yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanmak zorundadır. Bu itibarla, idare hukukunda "yetki" kavramı, Anayasa ve yasalarla idareye tanınmış olan karar alma gücünü ifade etmekte ve bu alanda yetkisizlik kural, yetkililik istisna olarak kabul edilmektedir. Bu istisna hali ise, yetkinin, yalnızca yasayla gösterilen hallerde ve yine yasayla gösterilen idari merciler tarafından kullanılması anlamına gelmektedir. İdarenin düzenleme yetkisinin yasalarla sınırlı olması, aynı zamanda, idarenin ikincil, türevsel nitelikte kural getirmek zorunda olduğu ve yetki kurallarının genişletici yoruma tabi tutulamayacağı sonucunu da doğurmaktadır.

Düzenli hale koymak, düzen vermek olarak tanımlanabilecek olan düzenleme yetkisi, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise, hukukta sürekli, soyut ve objektif, genel durumları belirleyen, bireysel olmayan, tükenmez norm olarak tanımlanmaktadır. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, genelge gibi düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin, sürekli, soyut, objektif, bireysel olmayan, genel durumları belirleyen ve gösteren; maddi olaylara uygulanabilecek, diğer bir deyişle hukuk aleminden maddi aleme aktarılabilecek açıklık ve belirlilikte hükümler içermesi gerekmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri "belirlilik"tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.” hususlarının altını önemle çizmiştir.

Bu noktada Yönetmeliğin “Düzenleyici işlemler” başlıklı 24. Maddesinde yer alanBakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkilidir. Bu düzenlemeler, Bakanlığın resmî internet sayfasında ilan edilir ve aile hekimlerine, aile sağlığı elemanlarına ve ilgililerine ilan tarihinde tebliğ edilmiş sayılır.” hükmü öne sürülebilir. Evet Hükümet tarafından Bakanlığımıza her türlü alt düzenleme yapma yetkisi verilmiş ve bu düzenlemeleri de Bakanlığın resmi internet sayfasında duyurması gerektiği hükme bağlanmıştır.

Ne yazık ki bugüne kadar Bakanlığın Aile Hekimlerinin ücretlerinden yapılacak kesintilerin usul ve esasları, İl Performans Komisyonlarının teşkil edilmesi, komisyonların Aile Hekimlerinden gelecek itirazları hangi kıstaslar ile değerlendirmesi konularında herhangi bir Genelgesi ne yazılı olarak ne de internet sayfasından belirlenerek duyurulmuştur. Özetle İl Performans komisyonlarının yapmış olduğu kesintiler gibi vermiş oldukları kesinti iade kararları da hukuk dışıdır.

Konu hakkında eleştiri ve katkılarınızı lütfen il dernekleriniz aracılığı ile tarafıma iletiniz.


Saygılarımla

Dr. Ömer SÜMER

Rize Aile Hekimleri Derneği

Yönetim Kurulu Üyesi

 

 

*Telif hakkı RAHED adına Dr. Ömer Sümer’e ait olup izinsiz yayınlanamaz.



« Manşet Haberleri